Son On Beş Dakika Kitap ÖzetiGoogle

Masalcı Dede tarafından 14 Ocak 2012 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Yeni yıla girdik, kitapçılardan kitaplar alınmaya ve bunlara göre de kitap istatikleri oluşmaya başladı. 2012 en çok okunan kitaplar listesinin ilk 10 sırasına giren kitaplar arasında ” Son On Beş Dakika ” Kitabı da girmiş bulunmakta. Bizde ziyaretçilerimiz için bu kitabı hem tanıtalım hem de özetini verelim dedik.

Kitabın bir bölümünden alıntı;

Günlerdir; o iki beyaz gömleklinin hikâyesine tanık olan kaç kişiydik, bunu düşündüm. Tanıkların her birinin hikâyesini düşündüm. İçimizden biri bu ölümü çağırmış olabilir mi diye düşündüm.
Zühal’e anlatabilseydim, ölüm üzerine düşünmemin, okumamın sebebi Nermin’i çok özlemek ile alakalı değil. İçimdeki boşluk ile alakalı. Ve bu boşluk bir kadından arta kalan boşluk değil. Belki bir kadının doldurması gerekirken doldurmadığı boşluk. Devamını Oku

Tembel Köpek ve Soğuk KışGoogle

Masalcı Dede tarafından 11 Aralık 2011 tarihinde yazılmıştır.
2 Yorum

Uzun zamanlar önce uzak ülkelerin birinin ufak bir kentinde soğuk bir kış yaşanıyormuş. Bu soğuk kışta herkez evinde sıcacık sobalarının başındayken dışarıda sokakta bir tembel soğuktan donacak derecede üşüyen bir köpek varmış. Bu köpek bir yandan üşüyormuş bir yandan da kendi kendine şöyle mırıldanıyormuş. Devamını Oku

Güzel Kokudan Bayılan AdamGoogle

Masalcı Dede tarafından 11 Aralık 2011 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Adamın birisi deri fabrikasında çalışırken izin almış çarşıya çıkmak için o etraflarda olan bir mis çarşısından geçerken güzel kokuyu alınca adam birden bayılmış. Adamın bayıldığını gören çarşı esnafı hemen adamın etrafına koşmuş ve ayılması için bir çok şey denemişler kolonyalar döken, gül suyu döken, mis süren herkez ayrı birşey yapıyormuş. Adam tam kendine gelecekken aniden tekrar tekrar bayılıyormuş. Devamını Oku

Aklından Bir Sayı Tut – John VerdonGoogle

Masalcı Dede tarafından 13 Kasım 2011 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Seneye resmen damgasını vuran, okuru merak içinde bırakan ve sürükleyici kelimesinin tam anlamını veren bir kitaptan bahsedeceğim sizlere. Beyninizde oluşacak bir çok sorulardan ve sırlar içinde olan sayılardan oluşan bir kitap ” Aklından Bir Sayı Tut ” John Verdonun kaleme aldığı bu kitap sizlere roman okumanın zevkini yaşatacağını garanti edebilirim.

Aklından bir sayı tut kitabı, okumuş olduğunuz tüm heyecan dolu romanlarla kıyaslanacak olursa eğer herşeyi daha az kullanarak daha özünde bir kitap diyebiliriz. John Verdon sadece kurguda bir kaç eksik şey yapmış diyebiliriz günümüzün teknolojilerinden güvenlik kameralarını unutmuş sanırım.

Yazarımız John Verdon ‘un ilk romanında ki kurgu ve gizem sayesinde çok iyi satsa da alacak olanlara araştırmalar sonrasında bulduğumuz bir notu ileterek kararlarını etkileyebilirim. Çeviri deki bazı eksik ve yanlışlar kitabı alacaklara küpe olsun. Devamını Oku

Bücür ZürafaGoogle

Masalcı Dede tarafından 8 Kasım 2011 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

İstanbul’da bir hayvanat bahçesinde zürafalar için oldukça geniş bir yer ayrılmış ve rahat etmeleri için oldukça ugraşılmıştı. Bu yerde baba ve anne zürafayla birlikte 2 tanede yavru zürafa yaşıyormuş. Zürafalar tüm gün gezerken ziyaretçilerde onları seyrediyormuş. Baba ve anne zürafa yıllardır orda oldukları için alışkınlarmış, bu duruma ayak uyduruyorlarmış. Ama yavru zürafaların çok canı sıkılıyormuş. Devamlı olarak babalarına “ Babacığım, bizler burada daha ne kadar zaman kalacağız? Bizleri masallarda anlattığın o güzel yerlere ne zaman götüreceksin? “ diye sitem ediyorlardı.

Bir gün yavru zürafalardan biri baba zürafaya şöyle bir soru sordu: “ Babacığım, bizler buralara nasıl geldik, kimler getirdiler? “ Bunun üzerine baba zürafa: “ Bundan yıllar önce, buralardan çok uzaklarda yaşamış dedeniz bücür zürafayı anlatacağım sizlere “ dedi. “ O zaman anlayacaksınız buralara nasıl geldiğimizi. Zürafalar hep uzun boylu, boyunlu olurlar, fakat dedeniz doğduğunda da küçükmüş. Yıllar geçmiş, yaşı büyümüş, boyu büyümemiş. Devamını Oku

Gürültücü ÇocukGoogle

Masalcı Dede tarafından 8 Kasım 2011 tarihinde yazılmıştır.
1 Yorum

Uzun yıllar önce bir mahallede yaşayan bir ailenin gürültücü, haylaz, yaramaz bir çocuğu varmış. Bu çocuk mahallede oyun oynamaya çıktığında herkes içeri kaçar pencereyi kapıyı örtermiş. Çocuğun yaramazlığını ve gürültücü olduğunu herkes bildiği için hiç yakın arkadaşı da yokmuş. Annesi bir  gün bu çocuğu ekmek almaya fırına göndermiş.

Gürültücü doğru fırına gidip bağırmış;

- Bir tane ekmek istiyorum!

Öyle bağırdı ki arabasında uyumakta olan minik bebek ağlamaya başladı. Bebeğin annesi gürültücüye dönerek “Ne düşüncesiz çocuksun ! Biraz yavaş konuşamaz mısın sen?” diye söylendi. Ama bizim gürültücü çocuk hiç akıllanmadı. Eve dönerken başladı gülmeye. Kahkahaları her yeri çınlatıyordu. Devamını Oku

Akıllı ÇobanGoogle

Masalcı Dede tarafından 8 Kasım 2011 tarihinde yazılmıştır.
1 Yorum

Geçmiş çağlarda uzak ülkelerin sahibi bir han varmış. Bu han sıradan bir günde tüm halkı bir araya toplamış ve tellallar sayesinde bağıra bağıra konuşmaya başlamış:

- Ey halkım! Size 2 soru soracağım ve sizde 3 gün süre vereceğim bu üç gün içerisinde soruların cevabını bulamayan herkesin kafasını keseceğim demiş ve soruları sormaya başlamış. 1. sorum şu; Doğu ile batı arasında kaç günlük bir yol vardır?
2. sorum ise şu; Allah, şuanda ne yapıyor?

Tabi bütün halk Hanın sözünü dinlemek zorunda yoksa sonunda ölecekler, tüm halk 3 gün boyunca düşünmüş taşınmış ama soruların cevabını bulamamış. Verilen üç gün bittikten sonra cellatlar, halkı sorgu alanına toplamışlar. Fakat, hânın sorularının cevabını hiç kimse bilmiyormuş. Yüce dağın eteklerinde koyun güden bir çoban, ahalinin müşkül hâlini görmüş. Yoldan geçen bir atlıya ne olup bittiğini sormuş. Devamını Oku

Hamamcı Ile KeloğlanGoogle

Masalcı Dede tarafından 7 Kasım 2011 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Uzun yollar, dağlar ve tepeler ardında bir köy varmış, bu köyde de kel bir oğlan yaşıyormuş. Bu kel çocuğa herkez keloğlan dermiş. Keloğlan ve annesi fakirmiş ama tavukları varmış. Bu tavukların yumurtalarını satarak yaşarlarmış. Bir gün bu tavukların hiç biri yumurtlamamış. Annesi de keloğlana gidip tavuklardan birini yakalayıp satmasını bu para ile de ekmek almasını tembihlemiş. Keloğlan hemen tavuklardan birini yakalayıp pazarda hamamcının birine satmış. Ama hamamcı parayı vermeden yürümeye başlamış. Keloğlanda şaşırıp peşinden yürümeye başlamış. Hamamcı eve girince keloğlanda hemen arkasından eve girip hamamcıyı dinlemeye başlamış. Hamamcı elindeki tavuğu karısına uzatmış ve şöyle demiş Devamını Oku

Hamamcının KızıGoogle

Masalcı Dede tarafından 7 Kasım 2011 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Uzun yıllar önce uzak diyarlarda bir hamamcı birde onun karısı varmış. Sahipleri oldukları küçük hamamlarından kazandıkları para ile yaşamlarını sürdürürlermiş. Ama bu hamamcı ve karısının hiç bebeği olmuyormuş ve ikisi de buna çok üzülüyormuş. İkisi de çokça dua ederlermiş Allaha bir bebek versin diye. Hamamcı ve karısının duasını Allah uzun bir aradan sonra kabul etmiş ve hamamcının karısı hamile kalmış. 9 ay sonra hamamcının karısı çok güzel bir kız doğurmuş. Ama bu doğum olurken çok ilginç bir şey olmuş.

Tam hamamcının karısı doğum yapacağı sırada hamamda tam 5 tane aksakallı dede birden belirivermiş. Kadın korku ve dehşet içinde ve de şaşkınlıkla aksakallı dedelere bakarken birisi elindeki bileziği bebeğin koluna takmış ve hamamcının karısına demiş ki Devamını Oku

Isırgan otu neden kaşındırır?Google

Masalcı Dede tarafından 25 Eylül 2011 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Isırgan otu diye bildiğimiz bitkinin bir başka adı daha vardır bu ise gidişken otudur. İsmindende anlayacağınız için bu bitki cildimiz ile temas ettiğinde yakar, kaşındırır ve kızarıklığa neden olmaktadır. Bu tür etkilerinden dolayı insanlar bu bitkiye hep zararlı yönden bakmıştır ama çogumuzun bilmediği bir sürü faydası vardır bu bitkinin.

Isırgan otunun yaprakları ve dalların bolca asit bulunmaktadır. Cildi tahrip eden bir özelliği olan dikenlerle çevrilidir. Bu dikenler cildimize değdiğinde bir inne görevi yapar ve asiti vücudumuza bulaştırır buda cildimizin kızarmasına ve yakmasına sebeb olur bu yanma ise kaşındırır.

Isırgan otlarını içenler belki bilir ama bilmeyenler için söyleyim bu bitki çok yararlıdır bu çay yapılıp içilir, yemeklerde de kullanılır. Vücudumuzda bulunan mikropları engeller, ağrılarımız varsa bunu keser, yaralarımıza sürülürse hızlıca iyileşir. Ayrıca ısırgan otundan kumaş ve iplikte elde edilir.

Copyright © 2010 Sihirli Lamba

Sihirli Lamba | Masal | Hikaye | Masal Oku | Hikaye Oku | Sesli Masal | Sesli Masallar | Goruntulu Masallar | Efsane | Biyografi | Masallar | Kitap Ozetleri
Tema Sahibi: Beyazit Kolemen | Altyapı: Wordpress | Sitemap - RSS
SesliChat - Genç Türkiye
Siz Türkiye'nin kitap takipçileri nden misiniz?