Yoksul KunduracıGoogle

Masalcı Dede tarafından 30 Mart 2010 tarihinde yazılmıştır.
4 Yorum

Yoksul KunduracıUzun zaman önce uzak ülkelerde yoksul bir adam ve karısı bir kulübede yaşarlarmış. Yaşlı adam yıkık dökük bir dükkanda ayakkabıcılık yaparak geçimlerini sağlıyormuş. Bir gün yoksul adam, zor kötek sattığı ayakkabının parasına deri almış. Pazarcının verdiği deri ancak bir ayakkabıya yetecek kadar büyükmüş. Deriyi dükkana bırakıp evine gitmiş.

Yoksul adam sabah uyanıp dükkana gelmiş. Hazırlayacağı ayakkabıyı kafasında kurarken dükkanın kapısını açmış ve masaya doğru yürümüş. Bir de ne görsün! Akşamdan ayakkabı yapmak için masanın üzerine bıraktığı derinin yerinde çok güzel bir çift ayakkabı durmaktaymış.

Ayakkabıcının şaşkınlıktan gözleri fal taşı gibi açılmış. Ayakkabılar o kadar güzelmiş ki ayakkabıcı hemen onları camın kenarına koyup müşteri beklemeye başlamış. Az sonra giyiminden kuşamından zengin olduğu belli olan bir müşteri kapıdan içeriye girmiş. Devamını Oku

Ergenekon DestanıGoogle

Masalcı Dede tarafından 28 Mart 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Uzun yıllar önce Türkler o kadar büyüktü ki boyun eğmeyen yoktu. Bu durum Türklerin düşmanlarını kıskançlıktan delirtiyordu. Türk düşmanları birleştiler, Türkleri bir köşeye kıstırıp üzerine yürüdüler. Bu durum karşısında türkler eşyalarını, hayvanlarını bir yerde topladılar ve çevresine hendek kazıp beklediler. Türk düşmanları gelince savaşta başladı. 10 gün aralıksız savaştılar. Savaşın sonunda türkler kazandı.

Bu durum karşısında Türk düşmanlarının hanları, beğleri av yerinde toplanıp konuştular. Dediler ki:

“Türkler’e hile yapmazsak halimiz yaman olur !” Devamını Oku

Keloğlan ve Sihirli TasGoogle

Masalcı Dede tarafından 27 Mart 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Keloğlan ve Sihirli TasUzun yıllar önce bir köyde bir Keloğlan varmış. İhtiyar ve fakir annesiyle birlikte yaşarmış. Annesi her zaman kendisini, “Keloğlum,keleş oğlum” diye severmiş.

Günler geçmiş annesiyle keloğlan çok acıktığı için balık tutmaya karar vermiş. Annesine diller dökmüş ve izin almış.

Irmağın kenarına gelip oltasını salmış. Öğleye doğru kocaman bir balık tutmuş. Pulları gümüş gibi parlak, gözleri cam gibi aydınlık, güzel mi güzel bir balık tuttuğunu farketmiş.

Keloğlan balığın pullarını kazımış, karnını yarıp temizlemek istemiş. Bir de ne görsün! Balığın karnı içinde kocaman bir tas durmuyor mu? Keloğlan bir sevinmiş, bir sevinmiş ki sormayın. “Hem balığı götürürüm anama, hem tası” demiş. Devamını Oku

Halide Edip Adıvar Hayatı – BiyoğrafisiGoogle

Masalcı Dede tarafından 27 Mart 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Halide Edip Adıvar İsmi Soyadı: Halide Edip Adıvar
Doğum Tarihi: 1884
Doğum Yeri: İstanbul
Mesleği: Yazar, Siyaset
Ölüm Tarihi: 09 Ocak 1964
Ölüm Yeri: İstanbul

İstanbul’da dünyaya geldi. Çoğu kaynağa göre doğumu 1884 senesidir. İngiliz kültürüyle yetişmesini siteyen babası onu Üsküdar Amerikan Kız Koleji‘nde okuttu. Orada Rıza Tevfik’den (Bölükbaşı) Fransız edebiyatı dersleri almasını sağladı ve Doğu’nun mistik edebiyatını öğrendi. Sonradan evlendiği Salih Zeki‘den de matematik dersleri görüyordu. Koleji 1901 yılında bitirdi. 1908 yılında gazetelere yazmaya başladığı kadın haklarıyla ilgili yazılardan ötürü gericilerin düşmanlığını gördü. 31 Mart Ayaklanması‘nda bir süre için Mısır‘a kaçmak zorundaydı. Devamını Oku

Mimar Sinan Hayatı – BiyoğrafisiGoogle

Masalcı Dede tarafından 27 Mart 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Mimar Sinan İsmi Soyadı: Mimar Sinan
Doğum Tarihi: 15 Nisan 1489
Doğum Yeri: Kayseri
Mesleği: Mimar
Ölüm Tarihi: 17 Temmuz 1588
Ölüm Yeri: İstanbul

Mimar Sinan, 1490’da, Kayseri’nin Ağırnas köyünde doğdu.

22 yaşında, Yavuz Sultan Selim’in padişahlığı esnasında başlatılan ve Rumeli‘de olduğu gibi Anadolu‘dan da asker devşirmeyi öngören yeni bir emir sebebiyle İstanbul Kanatlarımın Altında‘a gelişinin ardından, orduya asker yetiştiren Acemi Asker Ocağı‘na giren ve dülgerliği öğrenen Mimar Sinan, burada, yapı işlerinde de görev alırken, çağın önde gelen mimarlarının yanında çalışma fırsatını da elde etti. Devamını Oku

Albert Einstein Hayatı – BiyoğrafisiGoogle

Masalcı Dede tarafından 26 Mart 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Albert Einstein İsmi Soyadı: Albert Einstein
Doğum Tarihi: 14 Mart 1879
Doğum Yeri:
Almanya, Württemberg
Mesleği: Fizikçi
Ölüm Tarihi: 18 Nisan 1955
Ölüm Yeri: Amerika, Princeton

Albert Einstein, 14 Mart 1879 yılında Almanya‘nın Württemberg‘ şehrinde doğdu. 1880 senesinin Haziran’ın da ailesi Munich‘e taşındı. Babası Hermann ve abisi Yakob burada Einstein&Cie adında bir elektrik mühendisliği ile ilgili bir şirket açtılar. Einstein, konuşmaya geç başlaması dışında normal bir çocukluk geçirdi. 1884 yılında eğitimi için özel dersler ve 1885 yılında da keman dersleri aldı. Aynı yıl Yahudi olduğu halde Munich’deki Katolik Okulu’nda eğitimine başladı. 1888‘de yine bu şehirdeki Luitpold Gymnasium‘a geçerek eğitimine devam etti. Eğitim hayatından hoşlanmıyordu. 1894 yılında ailesinin iflası sonucu İtalya‘ya yerleştiler. Devamını Oku

Sihirli FasülyeGoogle

Masalcı Dede tarafından 26 Mart 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Sihirli FasülyeUzun zaman önce fakir bir kadın ve birde oğlu varmış. Oğlu tembel olduğu için paraları çok azmış. Günler sonra öyle zora düşmüşler ki, fakir kadın elindeki tek varlığı olan ineği de satmaya karar vermiş. Kadın oğluna pazara gitmesini ve ineği en çok teklif verene satmasını istemiş.

Oğlu pazara giderken yaşlı bir adama rastlamış. Yaşlı adam ineğe bir göz atmış ve delikanlıya, “Bak çocuğum, bana bu ineği verirsen karşılığında sana çok değerli şeyler veririm,” demiş. Sonra cebinden beş fasulye tanesi çıkarmış.
“Fasulye tanesi mi?” demiş delikanlı tereddütle.”

“Ama bunlar sihirli,” demiş yaşlı adam. Adam öyle deyince bu iş delikanlının aklına yatmış ve fasulyeler karşılığında Süt Beyazı’nı yaşlı adama vererek yaptığı değiş tokuştan memnun, eve dönmüş. Devamını Oku

Necati Şaşmaz (Biyografi)Google

Masalcı Dede tarafından 25 Mart 2010 tarihinde yazılmıştır.
1 Yorum

İsim ve Soyadı: Necati Şaşmaz
Doğum Tarihi: 15 Aralık 1971
Doğum Şehri: Elazığ
Mesleği: Dizi Oyuncusu, Sinema Oyuncusu

Necati Şaşmaz 1971′de Elazığ’da doğdu. Asıl mesleği turizmcilikdi Necati Şaşmaz, eğitimini Kanada’da tamamladı. Babası  Abdulkadir Şaşmazdır.

Amerika’da 6 sene kalan Necati Şaşmaz, 2001 yılında bir süreliğine ailesini ziyarete geldiği sırada geri dönüş uçak biletini 11 Eylül 2001 tarihine aldı. Amerika’da yaşanan saldırılar sebebiyle uçağı Amerika’ya varamadan geri dönen Necati Şaşmaz, sonradan ailesinin çekincesi ve ısrarı üzerine Amerika’ya dönmek den vazgeçti. Devamını Oku

Yoksul OduncuGoogle

Masalcı Dede tarafından 25 Mart 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Yoksul OduncuZamanın birinde yoksul bir oduncu varmış, bilinmeyen küçük bir adada karısı ve 3 kızıyla birlikte yaşıyorlarmış. Bir gün yine işten gelirken karısına şöyle demiş; ” Birazdan öğle yemeğimi büyük kızla ormana gönder. Öğlene kadar işlerim anca biter. Kız yolu şaşırmasın diye bir torba darı taneleri alıp yollara saçacağım.” Güneş tam tepeye gelince kız bir tabak çorbayla yola çıkmış. Fakat ormanda yaşayan hayvanlar, darı tanelerini bitirmişler. Yedikleri için kız yolu bulamamış. Gün batıncaya, gece oluncaya kadar sağ ve esen dolaşıp durmuş. Gecenin karanlıkları içinde ağaçlar uğulduyor, baykuşlar ötüyormuş. Kızın içine bir korku girmeye başlamış. O sırada uzakta, ağaçların arasında parıldayan bir ışık görmüş. “Orada insanlar olsa gerek. Bunlar beni gece yanlarında misafir ederler” diye düşünmüş; ışığa doğru ilerlemiş. Çok geçmeden bir evin önüne varmış. Pencerelerinde ışık görünüyormuş. Kız kapıyı çalmış. İçeriden boğuk bir ses “gel” diye bağırmış. Devamını Oku

Truva Savaşı Ve HelenGoogle

Masalcı Dede tarafından 23 Mart 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Truva SavaşıParis aslında Truva kralı Priamos’un oğluymuş. Ancak Truva kraliçesi bir gece rüyasında ateş doğurduğunu ve bu ateşin tüm Truva kentini yakıp yıktığını görmüş. Bunun üzerine bu rüya sonrasında kraliçenin doğurduğu bebek, İda Dağı (Kazdağı)’na bırakılmış. Burada bir süre kendisini bulan bir ayı tarafından emzirilmiş. Çoban olarak büyüyen Paris, Afrodit’i en güzel kadın olarak seçmiş.

Bunun üzerine Afrodit de Paris’i, bir başka güzel Helena’ya yöneltmiş. Ancak Paris Helena’yı tanımamaktayken ve şimdiye dek hiç görmemiş iken onu aramaya başlamış. Bu günkü Çanakkale’den yola çıkarak, Yunanistan’da bulunan Spartalıların sitesine doğru gitmiş. Helena o sitenin kralı Menelaos ile evliymiş. Paris Spartalıların sarayında Helena ile ilk karşılaşmasında onun güzelliği karşısında adeta büyülenmiş. Devamını Oku

Copyright © 2010 Sihirli Lamba

Sihirli Lamba | Masal | Hikaye | Masal Oku | Hikaye Oku | Sesli Masal | Sesli Masallar | Goruntulu Masallar | Efsane | Biyografi | Masallar | Kitap Ozetleri
Web Dizayn: Beyaz | Alt Yapı: Wordpress | Sitemap - RSS
Siz Türkiye'nin moda takipçilerinden misiniz?
Bodrum otelleri - erken rezervasyon 2012