Şahmeran Efsanesi

ŞahmeranMilyonlarca yıl önce, günümüzün Tarsus kenti kenarlarında yerin 7 kat dibindeki mağaralarında yaşan yılanlar varmış. Meran ismi verilen bu yılanlar, çok zeki ve iyi kalpli yılanlarmış. Dostluk, arkadaşlık ve sevgiye çok önem verirlermiş, kendi aralarında ve insanlarla barışık bir hayat sürüyorlarmış. Meran yılanlarının kraliçesi kabul ettikleri Şahmeran isminde eceleri varmış. Çok genç ve çok güzel olan şahmeran ismindeki eceleri hiç yaşlanmıyormuş, eğer ölürse ruhu kızına geçiyormuş.

Geçmişimizden gelen efsanelere göre Şahmeran ile karışalan ilk kişi Camsab adında bir gençmiş. Yoksul bir ailenin oğlu olan Camsab, evinin geçimini arkadaşları ile odun satarak sağlamaktadır. Bir gün arkadaşları ile birlikte bir kuyu dolusu bal bulan Camsab, arkadaşlarının açgözlülüğü yüzünden kuyunun içindeki bal bitince kuyuda bırakılır. Terk edilen genç cebindeki çakıyı kullanarak burada gördüğü bir deliği genişletir ve daha büyük bir yere geçer. Uyandığında etrafının yılan ve ejderhalarla dolu olduğunu görür. Okumaya devam et Şahmeran Efsanesi

Leyla ile Mecnun

Uzun yıllar önceleri büyük bir kabile reisinin dua ve adaklarıyla doğmuştur Mecnun. Asıl adı Kays’dır. Mecnun gezerken kırlarda Leyla’yı görür ve o anda çok büyük bir aşk doğar. Kırlarda başlayıp gittikçe alevlenen bu aşk, Leyla’nın annesine bir şekilde ulaşır.

Leyla’nın annesi bu haberi duyunca çok sinirlenir ve kızını bir daha dışarıya salmaz.
Mecnun yani asıl adıyla Kays Leyla’yı bir süre göremeyince çok üzülür ve o günden sonra mecnun diye anılır ismi.

Kays yani Mecnun’un babası bu duruma çok üzülür ve Leyla’yı babasından ister. Fakat Leyla’nın babası Kays’a Mecnun oldu diye kızı vermez. Leyla bu duruma dayanamaz ve evden kaçar. Çok aramalardan sonra Mecnun’u çölde yapayalnız bulur. Okumaya devam et Leyla ile Mecnun

Ferhat ile Şirin

Ferhat ile ŞirinUzun yıllar önce büyük bir ülkede Ferhat adında bir genç varmış, persler döneminde yaşamış ünlü bir nakkaşmış. Sultan Mehmene Banu’nun kız kardeşi Şirin için özel yaptırdığı sarayın süslemelerini yaparken görür ve Şirin’e aşık olur. Günler, saatler, dakikalar ve saniyeler geçmez olur o günden sonra, Ferhat dayanamayıp Şirin’i Sultan’dan istemeye karar verir.

Sultan’a haber salarak Şirin’i ister. Sultan kız kardeşini vermek istemez ve Ferhat’ı vazgeçirmek için bir şeyler düşünür. Bir gün yanına çağırır ve Elma Dağı’nı delip saraya su getirmesini şart koşar.

Ferhat, sevdanın verdiği aşkla dağları delmeye başlar. Mehmene Banu, dağı delip suyun akacağı kanalı tamamlamak üzere olan Ferhat’ın yanına yaşlı dadısını göndererek, Şirin’in öldüğü haberini ulaştırır. Okumaya devam et Ferhat ile Şirin

Kerem ile Aslı

Uzun yıllar önce yaşanmış bir efsane olan 3 büyük aşktan birisi bildiğimiz gibi Aslı ile Kerem’dir. Kerem’in asıl adı Ahmet Mirza’dır, Islahan Şahının erkek evladıdır. Şah’ın hazinelerinin defterini tutan Ermeni Keşişinin kızı Aslı’dır. Kerem ile Aslı‘nın tanışması çok değişik rivayetlerle anlatılır ve uzundur. Şah, Keşişi yanına çağırtır ve kızını oğluna ister. Keşiş Müslüman olduğu için kızı vermek istemez ama Şah’ı da reddedemez. Şah dan bir süre düşünmek için süre ister ve o süre içinde şehirden sessiz sedasız ayrılır.

Kerem de Aslı’nın peşinden yola düşer. İşte, Kerem’in sevdiği kızın ardınca bütün Anadolu’yu baştanbaşa gezmesi böylece başlar. Okumaya devam et Kerem ile Aslı

Truva Savaşı Ve Helen

Truva SavaşıParis aslında Truva kralı Priamos’un oğluymuş. Ancak Truva kraliçesi bir gece rüyasında ateş doğurduğunu ve bu ateşin tüm Truva kentini yakıp yıktığını görmüş. Bunun üzerine bu rüya sonrasında kraliçenin doğurduğu bebek, İda Dağı (Kazdağı)’na bırakılmış. Burada bir süre kendisini bulan bir ayı tarafından emzirilmiş. Çoban olarak büyüyen Paris, Afrodit’i en güzel kadın olarak seçmiş.

Bunun üzerine Afrodit de Paris’i, bir başka güzel Helena’ya yöneltmiş. Ancak Paris Helena’yı tanımamaktayken ve şimdiye dek hiç görmemiş iken onu aramaya başlamış. Bu günkü Çanakkale’den yola çıkarak, Yunanistan’da bulunan Spartalıların sitesine doğru gitmiş. Helena o sitenin kralı Menelaos ile evliymiş. Paris Spartalıların sarayında Helena ile ilk karşılaşmasında onun güzelliği karşısında adeta büyülenmiş. Okumaya devam et Truva Savaşı Ve Helen