Bir Ölünün Defteri Romanının Özeti

Bu yazımızda size yine ünlü edebiyatçılarımızdan birisi olan Halit Ziya’nın Bir Ölünün Defteri romanını geniş detayıyla özetleyeceğiz ve gereken bilgileri de ardından sunacağız. Romanın konusu diğer romanlardan farklı olmasa bile yazarın katkısı ile pek çok şey değişiyor elbette. Okumanızı tavsiye ettiğim romanlardan birisi olduğunu da hatırlatmalıyım.

Romanın konusu bir kadını seven iki kişi yani Vecdi ve Hüsam’ın hayatını anlatmakta ve olayları sizlere aktarmaktadır. Okumaya devam et Bir Ölünün Defteri Romanının Özeti

Araba Sevdası Romanının Özeti

Geçmiş dönemlerin en bilinen romancılarından birisi olan ve günümüzde edebiyat derslerinde sık sık ismini duyguğumuz bir yazar yani Recaizade Mahmut Ekrem’in Araba sevdası isimli romanın özetini vereceğim. Çünkü en çok verilen ödev romanlarından birisi olduğuna eminim. Pek çok romanından birisi olan ama en fazla okunan romanı olarak bilinen bu romanı edebiyat derslerinde büyük bir yer kaplar.

Kitabın konusunu ilk görüşte aşk ile başlıyor aslında. İlk görüşte aşık olan bir Fransız hayranı kavgacı bir kişinin kendi dünyasında geniş anlamda yaşadıklarını okurlarına iletiyor.

Kitabın en özet şeklini de şöyle verebiliriz sizlere;

Bihruz Bey zamanındaki İstanbul’da yaşayan, pek şık giyinmesini seven ve validesinin yardımıyla geçinen, kibirli ve kendini dekolte gören, genç bir beydir. Her yıl olduğu gibi, baharın gelmesiyle Bihruz Bey’in de içi hoş olur ve sık sık gezintilere çıkar. Bir gün gelir ve lando diye tabir edilen ve bir o kadar da şık olan sarı renkli at arabasına biner. Arabasından indiğinde güzel bir lando daha gelir ve içerisinden iki hanım iner. Biri Periveş adında güzel, yirmi yaşlarında, sarışın bir hanım ve diğeride Bihruz Bey’in sarışın hanımın hizmetkarı sandığı yaşlıca bir kadındır. Bihruz Bey, blond diye tabir ettiği sarışın hanıma gönlünü kaptırır. Bu hanımların arakalarından yürür ve hanımların bu yere bir sonraki Cuma geleceklerini öğrense de gelecekleri saati öğrenmek nasip olmaz. Bir anda Keyfi Bey’in çıkması ile Periveş hanım hızlıca kaçar ve Bihruz Bey her ne kadar takip etmeye çalışsa da izini kaybeder. O günden sonra bu sarışın güzel, Bihruz Bey’in aklından hiç çıkmaz. Okumaya devam et Araba Sevdası Romanının Özeti

Budala Romanının Özeti

Son zamanlarda sizlere romanların özeti, konusu ve ana fikrini paylaşmaya başladık. Genelde eski ama halen anılan romanların özetini verdik ama bu sefer bilindik bir ismin yani Dostoyevski’nin budala roman özetini vereceğiz sizlere. İsmi sebebiyle pek sevilmese de kitapları genelde klasik haline gelen bir yazar olan Dostoyevski, bu kitabıyla da uzunca süre kendinden konuşturmuş. Bu yüzden detaylıca sizlere özet vereceğiz.

Kitabın şöyle kabataslak bir konusunu söyleyerek başlayalım:

Romanın kahramanı Prens Mışkin, saralıdır. Tedavi gördüğü İsviçre’den döndüğünde elindeki giysi çıkınından başka hiçbir şeyi yoktur. Yaşamı kendi iç dünyasını seyre dalmakla geçmektedir. İnsanlarla her türlü alışverişten arınmıştır. Budalalık derecesinde iyi olan Prens Mışkin, tam bir ermiş kişidir, sevmekten başka bir şey gelmez elinden. Müthiş bir zeka sahibidir. Çevresindekiler, onu her zaman yadırgarlar, ama onsuz da edemezler. Kendisi de saralı olan Dostoyevski, romanının kahramanına kendi kişiliğinden pek çok şey koymuştur. Prens Mışkin’in anıları, aslında Dostoyevski’nin anılarıdır. Prens Mıskin’in romanının bir yerinde anlattığı, siyasal görüşlerinden dolayı kurşuna dizilme cezası alan bir adamın öyküsü, aslında Dostoyevski’nin başından geçmiş bir olaydır. Bir tutku romanı olan Budala, Dostoyevski’nin yazdığı ilk büyük aşk romanıdır. Okumaya devam et Budala Romanının Özeti

Ankara Ekspresi Romanının Özeti

Biliyoruz ki malesef ülkemiz yani Türkiye’mizin insanları pek kitap okumayı sevmez, okusa da anca böyle özendirilen dizilerde gördüğü kitabı okur. Bu yüzden pek ünlü olmamış bir yazarın kitabını tanıtacağım sizlere  bu yazar Esat Mahmut Karakurt yazarın bir kaç romanı bulunmakta ben sizlere en beğenilen romanlarından birisi olan Ankara Ekspresi romanının konusu, özeti ve ana fikiri’nden bahsedeceğim.

Yazarın bu romanının konusu yine ikinci Dünya savaşı sırasında ülkemiz yani Türkiye’mizi içten bitirmek isteyen kişilerin yaptığı olayları ve bu sırada yabancı servisler arasındaki mücadelerini açık ve kesin olarak anlatan birazda eleştiren bir roman diyebiliriz.

Kısa ama bir o kadar da önemli olayların özetini verecek olursak;

2.dünya savaşının en önemli muharebelerinden Stalingrad muharebesi Almanya ile Sovyetler Birliği arasında bütün şiddetiyle devam eder…Almanya için bütün savaşın kaderini tayin edeceğinden dolayı bu muharebenin önemi büyüktür.Bu kapsamda Almanya Sovyetleri kafkasların güneyinden kuşatıp imha etme fikrindedir ve bu muharebeyi ancak bu plan dahilinde kazanacağını düşünür.

Bu büyük planı Türkiye’nin tarafsızlığı bozar. Bu nedenle Almanlar Türkiye’yi devre dışı bırakmak ister. Türkiye ile tutuşulacak büyük bir savaş Almanları çok zor durumda bırakacağından dolayı Türkiye’yi içten yapılan bir baskınla ele geçirmeyi düşünürler. Bunun için İstanbul’daki Alman sefarethanesinde üst düzey bir toplantı yapılır. Okumaya devam et Ankara Ekspresi Romanının Özeti

Acımak Romanının Özeti

Artık ülkemiz yani Türkiye’mizde romanlar dizi olarak çevrilmeye ve bu şekilde o yazarların günlerini verdiği romanları öğrenmeye başladı insanlarımız. Belki biraz romandan belki de birazda oradan buradan alıntılar yapılarak yazılan bölümler sayesinde kitabı merak edip okumak isteyen belki bir kaç kişi olabiliyor. Bu yazımızda da Reşat Nuri Güntekin gibi ünlü bir edebiyat yazarımızın yazmış olduğu Acımak isimli romanın özetini konusunu ve ana fikrini kısa bir özet geçeceğim.

Ünlü yazar Reşat Nuri bu romanında işlediği karakter küçük yaşta çok kötü muameleler görüyor ve bunu büyüyünce öğretmen olması sebebiyle öğrencilerine yansıtıyor. Konu olarak bunu işliyor diyebiliriz.

Roman hakkında pek fazla bir özet geçmeyeceğim okumanızı tercih ederim ama şöyle bir başlangıçla özeti verebilirim. Zehra adında bir öğretmen çok acımasız bir karaktere sahipti.Öğrencilerine her zaman kötü davranıyordu. Bir gün babasının öldüğünü duydu.Babasının evine gitti.Fakat hiçbir şekilde üzülmüyordu. Babasını yanına gitmeden başka bir odaya geçti. Odada bulunan sandıktan babasının electronic cigarette safety hatıra defterini buldu.Bu hatıra defterini okudukça babasına haksızlık ettiğini anlamaya başladı.Acıma duygusu olmayan Zehra öğretmen babasının geçmişte bulunduğu duruma acımaya başlamıştı. Annesinin babasına karşı haksızlık yaptığını anladı.Büyük bir üzüntüyle odadan çıkarak babasının bulunduğu odaya gider. Ve onun yüzüne örtülü olan çarşafı kaldırarak onu öper. Daha sonra Zehra öğretmen okuluna geri döner ve bir süre sonra orada evlenir. Okumaya devam et Acımak Romanının Özeti