Truva Savaşı Ve Helen

Truva SavaşıParis aslında Truva kralı Priamos’un oğluymuş. Ancak Truva kraliçesi bir gece rüyasında ateş doğurduğunu ve bu ateşin tüm Truva kentini yakıp yıktığını görmüş. Bunun üzerine bu rüya sonrasında kraliçenin doğurduğu bebek, İda Dağı (Kazdağı)’na bırakılmış. Burada bir süre kendisini bulan bir ayı tarafından emzirilmiş. Çoban olarak büyüyen Paris, Afrodit’i en güzel kadın olarak seçmiş.

Bunun üzerine Afrodit de Paris’i, bir başka güzel Helena’ya yöneltmiş. Ancak Paris Helena’yı tanımamaktayken ve şimdiye dek hiç görmemiş iken onu aramaya başlamış. Bu günkü Çanakkale’den yola çıkarak, Yunanistan’da bulunan Spartalıların sitesine doğru gitmiş. Helena o sitenin kralı Menelaos ile evliymiş. Paris Spartalıların sarayında Helena ile ilk karşılaşmasında onun güzelliği karşısında adeta büyülenmiş. Nereden geldiğini, Afrodit’in kendisine teşekkür kabilinden kendisine Helena’dan bahsedip, Afrodit’in onların kalplerini birleştirdiğini söylediğini anlatmış. Bu durumda kendisinin de bu amaçla buraya gelerek, isterse onu da götürebileceğini söylemiş. Helena da aşk tanrıçasının dediği ve istediğini yapacağını söylemiş. İki aşık Yunanistan’dan kaçıp Anadolu topraklarına girmişler. Sparta şehrinin kralı Menelaos ve onun kardeşi Agamemnon da bunun öcünü almak için Truvalılara savaş açmış. Çok büyük bir donanma ve Agamemnon’un komutasında ilerleyen Spartalılar Truva’ya çıkarma harekâtına başlamış. Savaşın ilk yılında Spartalılar Anadolu şehirlerini yakıp yıkarak talan etmişler. Tapınaklarda rahibe olanlar bile köle haline getirilmiş. Anadolu’nun ve Truvalıların koruyucusu tanrısı Apollon imiş. Kendisine ait tapınaklardaki rahibelere yapılan bu çirkin davranışa çok öfkelenerek, Spartalılar üzerinde tüm hiddetini göstermiş. Bu savaş aslında Anadolu’nun Yunanistan ile olan ilk savaşıydı. Bu savaşa Anadolu’daki pek çok halk savaşçı yollamıştı.

Tüm Lidya kentleri ( Ege bölgemizdeki antik şehirlerden başlayarak, Akdeniz bölgemizin antik şehirlerini. De kapsayan bir alandaki kentlerden) gelenler yanında Karadeniz bölgemizde Samsun civarlarında yaşayan kadınların hakim olduğu bir kavim olan Amazonlara dek tüm Anadolu halkları bu hücuma karşı tek yürek olarak savaşmaktaymış. Onların da savaşta gösterdikleri üstün başarılara rağmen karşılarındaki kuvvetleri durduramamaları diğer Anadolu kavimlerini de hayal kırıklığına düşürmüştü. Bu arada hiç beklenmeyen bir dost eli Anadolu kuvvetlerinin yardımına yetişti. Habeş krallığı. Habeş kralı Memnon ve askerleri Truvalıların yanında savaşmışlar. Ancak Spartalıların kahramanlarından Akhilleus Habeş kralını öldürünce, Habeş ordusu dağılmış. Daha sonra da bu Spartalı büyük asker de topuğundan aldığı bir darbe ile kan kaybından ölmüş. Bu ölümü Paris’in ölümü izlemiş. Her iki tarafın orduları ve halkı çok acı çekmiş. Bu sırada Spartalılar hile ile Truvaya sahip olmaya karar vermişler. Dev bir tahta at yapıp, içine askerler koyup, onları orada bırakmak ve sanki geri çekiliyor izlenimi vererek gemilere geri dönmek. Plan aynen işlemiş. Bu atın tanrılardan gönderilen bir hediye olduğu söylenmiş. . Her ne kadar Truvalı din adamı Laaaaaokoon buna inanılmaması gerektiğini söylemişse de gerekli desteği bulamamış. Gecenin ilerleyen saatlerinde Truvalılar zaferi kutlarken, Spartalı askerler tahta attan inerek Truvalıları kılıçtan geçirmişler. Truva şehri yakılmış ve küllerle kaplanmış. Bu arada tapınaklarda Truvalı kadınlara yapılan tecavüzler Spartalıların koruyucu tanrısı olan Athena’yı bile çok kızdırmış. ve dönüş yolunda müthiş bir fırtına bazı gemileri batırmış. Tüm bu savaşların sonunda Güzel Helena tekrar eski kocası Menelaos’un yanına getirilmiş.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir