Küçük şeyler, büyük şeylermiş!

Bazen hayatımızda ufak ve eğlenceli bilgilere ihtiyaç duyarız veya zaman geçirmek yerine bazı ufakta olsa yararlı şeyler öğrenmek bizler için boş vakit geçirmekten daha iyidir.

-Küçük bir beden, çoğu kez büyük bir ruha yataklık edermiş.

-Ufak balıklar daha lezzetli olurmuş.

-Ateşe küçük odunlar atılırsa alevler artarmış, büyük odunlar alevi söndürebilirmiş.

-Her küçük şey mutlaka bir işe yararmış.

-Sağanak dediğimiz, küçük damlalardan ibaretmiş.

-Ufacık bir yağmur,kocaman bir toz bulutunu yok edebilirmiş.

-Muazzam bir aydınlık, küçük bir delikten görünebilirmiş.

-Küçük bir saman çöpü, rüzgarın yönünü gösterebilirmiş.

-Bütün bir hasat,bir kıvılcım yüzünden elden gidebilirmiş..

-Büyük bir geminin batmasına, küçük bir delik yetermiş.

-Çok veren malından, az veren canından verirmiş.

-Yükte hafif olmak, pahada ağır olmaya engel değilmiş.

-Deve büyükmüş ama ot yermiş, şahin küçükmüş ama et yermiş.

-İnsan küçük bir adama iyiliği dokunduğu zaman cömertliği öğrenebilirmiş. Büyük adama iyilik ederse öğreneceği şey, ızdırap olurmuş.

-Büyük makinaları küçük çarklar çalıştırırmış.

-Büyük adamın büyüklüğü devam ediyorsa bunun sebebi; onun küçük adamlara gösterdiği özenmiş.

-Bazen büyük bir aşşkı başlatan, küçük bir gülümseme imiş.

-Büyük yazıları yazmak için küçük noktalar, virgüller gerekirmiş.

-Büyük olaylar kolay unutulsa bile, sevdiğinle geçen küçük an’lar unutulmazmış.

-Simite lezzetini veren küçük bir susam tanesi imiş.

-Ulu bir çınarın veremediği kokuyu,küçük bir papatya verebilirmiş.

-Büyük paralara alınan hediyelerin sağlamadığı mutluluğu, küçük bir bakış sağlayabilirmiş.

-Küçük sevinçleri bilmeyenler, büyük keyifler yaşayamazmış.

 

 

Öyleyse ‘küçük’ deyip geçmeden önce, ne kadar ‘büyük’ sonuçlara varabileceğini düşünelim. Küçük bir damlayı, bir gülümsemeyi, noktayı, virgülü, bir ağacın dibinde biten gülü, bir susam tanesini, sevgilinin sesini hafife almayalım. Küçük dediklerimizin aslında ne kadar büyük olabileceklerini, onların yokluğunu beklemeden fark edelim. Çünkü yanımızdayken değerini bilmediğimizi, bildiğimizde bulamayabiliriz.

 

 

Çıkınınızda; küçük bir gülümseme, bir yağmur damlası, bir papatyanın kokusu, üç noktanız, unutulmaz küçük bir anınız hep olsun. Küçük de olsa varsın olsun. Çünkü o küçük çıkınlar nasılsa bir gün, büyük denkler olacaktır. Yeter ki, sabretmeyi ve biriktirmeyi bilelim küçük küçük….

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir