Pemgamberimizin Hırkası

Bu yazımız da size peygamberimizin cömertliğini anlatan bir hikaye anlatacağız, biliyorum ki çok hoşunuza gidecek çünkü ben okuduğumda tüylerim ürperdi ve gerçekten hayranlık içinde kaldım.

Sevgili Peygamberimizin bir eşyasına sahip olmak, sahabilerin can attığı şeydi… Eğer onların bu sevdalı arzusu olmasaydı, belki de şimdi İstanbul Topkapı Sarayı’ndaki “Mukaddes Emanetler” denilen Peygamberimize ait eşyalara ulaşamayacaktık… Belki de, Ramazan’larda camilerimizdeki “Sakal-ı Şerif”leri ziyaret edemeyecek, “Hırka-i Şerif”i öpemeyecektik, değil mi çocuklar?…

İşte Peygamber Efendimizin amcası Zübeyr’in kızı Ümmül Hakem de, diğer sahabiler gibi, sevgili Peygamberimizin bir eşyasına sahip olmak, ona dokunmak, onu hep yanında bulundurmak istiyormuş. Bir gün Peygamberimizin yoldan geçtiğini Buy Levitra görünce, küçük oğlu Abdullah’ın kulağına bir şeyler fısıldamış.

Abdullah hemen koşmuş ve Peygamberimizin arkasından yetişerek, sırtındaki hırka olarak örtündüğü örtüyü çekip almak istemiş, Peygamberimiz geri dönüp de arkasında bir çocuk görünce : “Sen kimsin bakayım?” diye sormuş. Ben Ümmül Hakem’in oğluyum, diye cevaplamış Abdullah.. “Peki hırkamı neden çektin yavrum?”

“Annem öyle istedi. Üzerindeki örtüyü alıp kendisine götürmemi söyledi…” Hazreti Peygamber üzerindeki örtüyü alıp Abdullah’a uzatırken şöyle buyurmuş: “Al bunu annene götür. Örtüyü ikiye bölsün. Yarısını kız kardeşine versin, diğer yarısını kendi örtünsün.”

Bu hikayeden de anlayacağımız gibi peygamberimiz öyle bir cömertmiş ki kendisinden birisi birşey isteyince asla geri çevirmezmiş.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir