Aslan Hakkında Bilgi

Aslanlar, kedigiller ailesinde en büyük etobur olarak kabul edilirler. Ayrıca, olağan üstü kuvveti ve cesaretinden dolayı da Hayvanların Kralı olarak tanılır. Güçlü çenesi, uzun ve keskin tırnaklıdır. Erkek aslanların bir özelliğiyse başının etrafında uzun ve güzel bir yele ile süslü olmasıdır. Omuzlarının üzerinde ki dağolan bu yele, aslan kızdığı zaman kabararak bir uyarı sistemi gibi hareket eder. Aslanlar yelesinin boynunu ve gögsünü sarış şekline göre bir çok çeşite ayrılır. Bu çeşitlerden sık kullanılanları; Senegal aslanı, İran aslanı, Berber aslanı, Hindistan aslanı ve Kap aslanı gibi bir çok çeşite ayrılırlar. Aslanların bir diğer özelliği ise dilindeki büyük ve diken gibi sert kıllarla örtülü olmasıdır. Avının derisini ve iri kemiklerinden etini sıyırması için çok önemli bir özelliğidir. Aslanlar pençesi ile avlamış olduğu canlı hayvanlar ile geçinir ve karnı doyduğunda ise kalan eti öylece bırakıp o bölgeyi terk eder ve bir daha o leşe dokunmaz. Aslanlar, kuvvet ve cesaretliğin bir sembolüdür. Aslanların kuyruğu o kadar kuvvetlidir ki bir kuyruk darbesi ile insan devirebilir. Genellikle geceleri avlanan aslan, su içmeye gelen ceylan, zebra gibi hayvanları bekler ve yaklaşık 60- 70 km hız ile üzerlerine hücum ederek yakalar. Aslanlar avlanırken genellikle tek başlarına olur, bazen ise bir kaç aslan ile beraber avlanabilir. Asla aç gözlülük yapmayan aslanlar, av için kendi aralarında savaşmazlar. Aslanların diğer bir özelliği ise sıçramalarıdır. Bir sıçrama hareketiyle 4 - 5 km uzağa atlayabilirler. Fil, gergedan ve başka büyük hayvanların hepsine saldırırlar. Aslanların kükremesini hayvanları korkutmakta kullanması ve kükremelerindeki sesleri yarım saatlik mesafeye ulaştırabilmeleride ilginç bir özellikleridir. Aslanın kuvvet ve cesaretine rağmen; insanlar, üstü dal ve otlarla örtülü bir çukura düşürmek gibi bazı tuzaklarla onu yakalarlar. Bazı Afrika yerlileri etini yerler. Birçok bölgelerde de tüyünden halı dokurlar. Aslan acıkmadıkça hiç bir hayvana saldırmaz. Kendisine hücum edilmedikçe insanlara dokunmaz. Böyle olmakla beraber bir defa insan etinin tadını aldı mı, insanlar için ciddi bir tehlike teşkil eder. Tarihe geçmiş insan avcısı aslanlar vardır. Aslan ehlileştirilebilir. Birçok oyun öğretilebilir, fakat gerçek manada evcilleştirilemez. Çiftleşme mevsimleri değişiktir. Dişi aslan çiftleşmeden 108 gün sonra 3-4 (bazan altı) yavru doğurur. Yavrular gözleri açık doğarlar. Yavrularını üç ay emzirir. Önceleri baş ve ayakları benekli sırt ve kuyrukları enine çizgilidir. Zamanla bu lekeler kaybolur. Anne ve babaları tarafından üç yaşına kadar korunarak yetiştirilirler. Üç yaşını dolduran erkek yavruların yeleleri çıkmaya başlar, yedi yaşında olgunlaşırlar. İnsanoğlu mümkün olduğu kadar aslanı, bulunduğu yerden uzaklaştırmıştır. Mısır, Asur ve Pers hükümdarları, aslanlarla savaşmayı sembolik görev olarak kabul etmişlerdir. On yedinci yüzyılda bir Moğol hükümdarı 100.000 askerle aslanları avlamıştır. 40 yıllık bir dönem içinde Romalılar, Roma’ya 50.000’den fazla aslan getirmişti. Geçen yüzyılın sonlarında Afrika ve Hindistan’ın bazı bölgeleri hariç, her yerde aslanların nesli tükendi. İnsafsızca katledildiler. Güney Afrika’da çiftliklerin ve medeniyetin yayılmasıyla, 1860 sonuna kadar vuruldular, tuzağa düşürüldüler ve zehirlendiler. En kibar cinslerinden olan siyah yeleli Kap aslanının soyu tüketildi. Bugün bazı ülkelerde özel kanunlarla nesilleri korunmaya çalışılmaktadır.

“Aslan Hakkında Bilgi” için 2 cevap

Bir Cevap Yazın