Oduncu ve Eşi

Uslu çocuklar bugün sizlere sihirli lamba’nın hikaye kütüphanesinden en beğenilen Oduncu ve Eşi hikayesini okutacağım. İşte bu güzel hikaye size aslında hayatın çok güzel bir bilinmesi gerekenini öğretecek.

Büyük bir şehre bağlı uzak bir köyde oduncu ve eşi yaşarmış. Odun işi yapan Kemal’e, işinden dolayı Oduncu ismini takmışlar. Köyde sadece eşi ve kendisi birlikte yaşarmış. Odun işini yıllardır yaparmış. Bu işinde de çok iyiymiş. Herkes ne kadar iyi olduğunu da bilirmiş.

Oduncuyu herkes çok severmiş. Çünkü çok iyi bir insan olmasının dışında aynı zamanda doğayı da koruyan birisiymiş. Ormana gittiğinde hala yaşayan canlı ağaçları kesmek yerine artık yeşermeyen ve büyümeyen ağaçları odun haline getirirmiş. Ağaçların bulunduğu yeri de temizler ve bazen yerlerine yeni fidanlar ekermiş. Böylece doğaya yeni canlı ağaçlarda kazandırırmış.

Oduncun işleri son zamanlarda çok iyi gitmiyormuş. Şehirden odun alan kişilerin sayısı azalmış. Köyde de çok fazla odun alan yokmuş. Bu yüzden eve çok para getiremiyormuş. Oduncunun eşi bu durumdan artık rahatsız olmaya başlamış. Çünkü yeteri kadar ferah içinde yaşayamıyormuş. İstediği yemekleri istediği zaman pişiremezmiş. Oysa ki eskiden böyle değilmiş.

Bir gün oduncu ormanda yine eski ağaçları arıyormuş. Onları odun yapmak için. Issız yerlerde yürürken birden karşısına bir eski ağaç çıkmış Artık yeşermiyormuş ve çok yaşlı gözüküyormuş. Tam balta ile vuracakken ağacın gözleri açılmış birden. Sonra da ağzı açılmış. Oduncu şok olmuş. Ağaç birden konuşmaya başlamış.

“Merhaba oduncu, eski ağaçları arıyordun yine ama bu sefer beni buldun.” demiş.
” Evet, çünkü yeni ağaçları kesmek istemiyorum. Çünkü gerekte yok. Eski ağaçları kesmek yeterli.” demiş oduncu.
“Bu davranışını çok takdir ediyorum ve sürekli izliyorum seni” demiş ağaç. “Üstelik evini de görüyorum. Son zamanlarda eşinle birlikte sorunlarınız var. Doğaya çok iyi davranıyorsun ama yeteri kadar kazanamıyorsun.” demiş.
Yaşlı ağacın bir teklifi olmuş. ” Benden bir şey isteyebilirsin, ne istersin?” demiş. “Oduncu da eşim mutlu olsun, onun için kocaman bir ev istiyorum.” demiş. Yaşlı ağaç hemen bu isteğini yerine getirmiş. Oduncu daha sonra evine dönmüş. Bir de ne görsün? Artık kocaman bir evi varmış. Eşi çok mutlu bir şekilde kapıyı açmış ve evinde artık çok güzel yemekler pişiyormuş.

Aradan 3-4 gün geçmiş. Oduncu topladığı bütün odunları azar azar satmış. Zaten 3-4 günde bir gidermiş ormana. Bu sırada eşine bu ağacı anlatmış. Eşi ise evin değişmesinin onu çok mutlu ettiğini söylemiş ve daha fazlasını istemiş. Artık evlerinin önünde kocaman bir bahçe ve dolapları sürekli yiyecek ile dolsun istemiş. Oduncu yine ormana gitmiş, yaşlı ağacı bulmuş. Ona çok teşekkür etmiş ve bir isteklerinin daha olduğunu söylemiş.

” Eşim daha çok mutlu olmak istiyor. Ona kocaman bir bahçe ve dolapta sürekli yenilenen yiyecekler verir misin. Dolap boş kalsın istemiyorum.” demiş. Yaşlı ağaç oduncuyu çok sevdiği ve ormana çok iyi baktığı için bu isteğini kabul etmiş. Hemen eve gitmiş ve masada bir sürü yiyecek ve evlerinin önünde ise bir sürü sebze meyve görmüş. Bir kaç hafta geçince artık eşi bundan da memnun olmamaya başlamış. Arabaları olsun istemiş, yaşlı ağaç vermiş. Bahçede yararlanabilecekleri inek, at ve eşek istemiş. Yaşlı ağaç yine vermiş. Çünkü oduncuyu çok seviyormuş.

Ama bir süre sonra bakmış ki oduncunun istekleri bitmiyor. Sürekli bir şeyler istiyormuş. Fark etmiş ki bu istekler oldukça oduncu ormana daha az gelmeye başlamış. Artık yeni ağaç dikmiyor, üstelik bazen yeni ağaçları odun olarak kesiyormuş. Yaşlı ağaç bu duruma çok sinirlenmiş artık ve oduncunun bu hareketlerinden çok sıkılmış. Bir gün oduncu yine gelmiş ve yaşlı ağacı bulmuş. Yine bir istek istemiş.

” Çalışmaya ihtiyacım olmayacak kadar evimde odun biriksin istiyorum, böylece onları yavaş yavaş satarak tüm geçimimi sağlayabilirim.” demiş. Yaşlı ağaç bu isteğini kabul etmiş. ” İsteğini yerine getirdim” demiş.
Oduncu evine doğru yürümeye başlamış. Evine vardığında gözlerine inanamamış. Çünkü evi eski haline dönmüş. Üstelik bahçesi de gitmiş. Bunun yanında sahip olduğu hayvanlar da gitmiş. Hemen eve girmiş. Ev çok küçük gelmiş birden. Sonra eşini görmüş. Ağlıyormuş o da. Bütün sahip oldukları gitmiş diye. Üstelik yemek dolapları da artık eskisi gibi dolu değilmiş. Bir şeyi fark etmiş sadece. Evinin dışında biraz birikmiş odun varmış.

O zaman anlamış ki çok fazla şey istediği ve bunlara çok kolay sahip olduğu için artık onlarda gitmiş. Yaşlı Ağaç ona bir ders vermiş. Onun iyiliğini kullanıp çok fazla istekte bulunduğu için artık sahip oldukları da gitmiş. Diğer gün eski işine dönmüş hemen. Anlamış ki her şeye kararında sahip olmak ve açgözlü olmamak gerekiyormuş.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir