Ölü Bir Dilde AŞK

Roman’da bahsi geçen bu kişi, zeki, profesör, karısına aşık, çocuklarına uzak, acılı ve mağlup ve en önemlisi Hindistana aşık bir kişidir.

Ve bu kişi yani Profesör Roth, her şeyi bir yana bırakıp tutkusunun peşine takılıyor. Tac Mahal’de gördüğü, genç bir Hintli kadının bedeninde hayal ettiği, Hindistan’da kokladığı aşkı ne pahasına olursa olsun yaşamaya çalışıyor.

Ölü bir dil olan Sanskritçe’den çevirmekte olduğu Kamasutra’nın öğretilerini izleyerek adım adım yol aldığı bu Hindistan, bu aşk, bu tutku yolculuğu onu kendisi dahil, hiç kimsenin beklemediği bir sona sürüklüyor.

Ölü Bir Dilde Aşk, aslında Kamasutra hakkında bir kitap, tene, bedene, arzulara yönelik; ama öte yandan, gitgide duygu ve gerilim yoğunluğu artan bir aşkın izini sürüyor. Hindistan’ı, onun çelişkili güzelliğini, bir adamın gelgitleriyle paralel yansıtıyor.

Gizem, entrika, tehdit, cinayet, mağlubiyet, ikiyüzlülük, erotizm, seks, ıstırap; kısacası bu, hayata dair her şeyin anlatıldığı bir öykü; ama en çok da ölü bir lisanda dillenen aşkın öyküsünü anlatıyor..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir