Cesur Köpek

Kalbi temiz çocuklar merhaba, bugün sizlere sihirli lambanın kütüphanesinden bir köpeğin hikayesini anlatan masalı seçtim. Bu güzel masalın baş kahramanı Cesur isminde bir köpekmiş ve bu Cesur Köpek bir polis köpeğiymiş. Sahibi Ali bir polismiş ve onu polis köpeği olarak eğitmiş. Cesur ismi gibi cesurmuş.

Zor ve tehlikeli görevlerde başarıyla polislere yardım eder ve hiç yorulmazmış. Cesur sahibi Ali’yi ve diğer polisleri hem çok sever hem de onları çok önemsermiş. Zorlu görevlerde daha fazla dikkat eder onlara bir şey olsun istemezmiş. Cesur polis teşkilatının en sevilen canlısıymış. Daha fazla tecrübeli olsun diye sürekli eğitimlere gidiyormuş. Bu sefer Cesur Köpek yeni bir eğitim için kampa gidecekmiş. Kampta onun gibi tam 10 tane polis köpeği varmış. Cesur bu eğitimlere kamplara çok alışkınmış ve her seferinde de yeni arkadaşlar ediniyormuş.

Kamp yerinde eski arkadaşları Rex ve Paşa’yı görünce çok sevinmiş. Rex ve Paşa ilçedeki polis köpekleriymiş. Bu defa kampa yeni bir köpek gelmiş ama ilk kez bir polis köpeği biraz çelimsiz ve diğerlerine göre küçükmüş. Herkes ona sataşmaya, laf atmaya başlamış. “Hey sen küçük ne işin var burada? Sen bence bahçe köpeği ol” “Yaaa ama sen şimdi karanlıktan da korkarsın” diye gülerek onunla dalga geçmişler. Cesur ise, “Arkadaşlar bu kampların en eskisi olarak bu yaptığınız çok ayıp.

Görünüş olarak yeterli olmasa da koku, duyu gibi özellikleri fazladır belki. Dalga geçmeyi bırakın ve yemek için herkes kendi kabına gitsin.” demiş sert bir sesle. Cesur bu kampların en eskisiymiş. Ali onunla tanıştığından bu yana her eğitime yollamış. Kamp görevlileri bile artık Cesur’u tanıyormuş onu köpekler arasında lider yapmışlar.

Cesur yemekten sonra Rex ve Paşa’yı da yanına alarak yeni köpekle tanışmaya gitmişler. “Merhaba tekrardan, benim adım Cesur bunlar da arkadaşlarım Rex ve Paşa” Paşa ve Rex’te “Merhaba çaylak. Aramıza hoşgeldin.” demişler. “Merhabaaa, benim Adım Hera. Cesur teşekkür ederim beni savunduğun için. Ben çelimsizim biraz ama gelişemiyorum. Mamalar, vitaminler çok denedi sahibim ama işe yaramadı.” “Sen şehirde misin yoksa ilçede mi?” diye sormuş Cesur. “Şehirdeyim ama yeni geldim. Ben başka bir şehirde koku uzmanıydım ama orada benim gibi koku uzmanı çok vardı. Sahibimi buraya atamışlar çünkü burada eksik varmış.” “Ben de şehirdeyim, daha çok görüşeceğiz desene Hera” demiş büyük bir sevinçle Cesur.

Hera kendisine yeni arkadaşlar edinmiş. Kamp boyunca bütün köpekler koşu, tırmanış, koku ve duyu üzerine tatbikatlar yapmışlar. Hera ile ilk gün dalga geçenler kamp boyunca Hera’nın koku duyusunun ne kadar harika olduğunu anlamışlar. Hera herkesten önce saklanan nesneleri buluyormuş. Cesur, Paşa ve Rex Hera ile hemen kaynaşmışlar. Akşamları eğitim bitince sohbet ediyorlar ve en komik en zorlu maceralarını anlatıyorlarmış. Hera’nın sahibi Leyla diye bir polismiş ve Hera ona bayılıyormuş.

Leyla ne derse onu yapıyormuş. “Bir gün Leyla ve ekibi ile arama yapmaya çıktık. Ben önden gidiyorum koklaya koklaya onlar da arkadan geliyorlar. Ben havlamaya başladım çünkü bulmuştum. Patilerimle kapıyı itiyordum ki kapı birden açıldı ve pat pat seslerle üzerime renkli kağıtlar düşmeye başladı. Ben tam saldıracakken bir baktım etrafımız süslenmiş herkes Leyla’ya sarılıyor.

Meğer Leyla’nın doğum günüymüş. Ona sürpriz yapmak için operasyon var diye kandırmışlar bizi. O gün hem çok güzel hem de çok eğlenceli bir gündü.” Cesur, Paşa ve Rex baya gülmüşler bu hikayeye. Paşa, “Az kalsın saldırıyordun demek polislere. Hera o halini görmek isterdim.” demiş. Cesur Köpek bu eğitimde de Hera gibi güçlü ve sevgi dolu bir köpek ile tanışmış. Şehirde onunla daha çok görüşecek ve beraber maceralara atılacakmış.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir