Üzgün Prens Masalı

Uzun zamanlar önce büyük bir ülkenin sarayının içinde çok üzgün bir prens varmış. Bu üzgün prensin neden üzgün olduğunu kimse bilmiyormuş. Prens ne odasından çıkıyor nede odasına kimseyi alıyormuş. Bu durum uzun günler sürünce saraydakiler bir şey düşünmeye başlamışlar. Kimileri “prensimize büyü yaptılar” demiş. Bazıları da “acaba çaresiz bir derde mi düştü” diyorlarmış.

Prensin durumunu krala anlatmışlar. Kral hemen oğlunun yanına gitmiş. Oğlu sanki çaresiz bir hastalığa düşmüş gibi öylece odanın bir köşesinde duruyormuş. Kral oğlunun bu durumuna çok üzülmüş ve çare düşünmeye başlamış. Hemen yardımcılarını çağırmış;
– Çabuk bana ülkenin bütün doktorlarını ve bilginlerini çağırın, gelsin beni oğlumun hastalığının çaresini bulsunlar demiş.

Doktorlar, büyücüler hepsi prense bakmış, derdini anlayamamış. Kral üzüntüden ülkeye bir daha haber salmış. Ülkeye başka bilginler de gelmiş gitmiş fakat kimse çare bulamamış. Bir gün saraya yaşlı bir kadın gelmiş. Kralın huzuruna çıkmış;

– Sayın kralım bir de ben göreyim prensimizi demiş.

Yaşlı kadını götürmüşler, prensin yanına, yaşlı kadın prense bakar bakmaz;

– Prensimizi büyülemişler efendim, üstelik aşk büyüsü yapmışlar, demiş.

Kral bu duruma çok şaşırmış: Peki kim büyülemiş olabilir, demiş. Hemen büyüyü bozalım, demiş. Yaşlı kadın, düşünmüş taşınmış, “Kralım bana iki gün müddet verin” demiş.

Aradan zaman geçmiş. Prensimizin odasına bir büyücü kadın girmiş. Bu büyücü kadın da prensimize aşk büyüsünü yapan büyücüymüş.

– Ey prensim, güzeller güzeli kızım seni bekliyor demiş. Ne olursun çabuk gül bahçesinin yanına gel demiş. Seni orda bekleyecek demiş. Büyücü kadın çekip gitmiş. Bu büyücü kadının amacı kendi kızının bu ülkenin prensiyle evlendirip ülkenin prensesi yapmakmış.

Büyücü kadın kralın huzuruna çıkmış;

– Saygı değer Kralım demiş. Hiç üzülmeyin oğlunuz prensi çok kısa sürede iyileştireceğim, demiş. Büyücü kadın sonra da:

– Fakat iyileştirmem için sarayda birkaç gün kalmam lazım, demiş.

Kral da hemen sarayda bir oda hazırlatmış. Büyücü adamda başlamış kazanların içinde bir şeyler yapmaya sonra da krala;

Saygı değer kralım ülkede bir balo yapalım. Ülkenin en güzel kızlarını çağıralım. Oğlunuz aşık olduğu kızı bulacak demiş.

Kral hemen balo hazırlıklarını başlatmış. Ülkede ne kadar güzel kız varsa baloya katılmışlar.

Prens uzaktan baloyu izliyormuş. Bütün kızlar tek tek prense gösterilmiş. Gecenin ilerleyen saatlerinde saraya çok güzel bir kız gelmiş. Kız o kadar güzelmiş ki davette bulunanlar kıskançlıktan çatlamışlar. Herkes birbirine kim bu kız diye soruyormuş. Prensi de bir heyecan sarmış. Kızı sanki tanıyormuş gibi heyecanlanmış. Birden bire hasta olan prens iyileşmiş, o anda büyücü kadının yaptığı büyü bozulmuş. Prens bu kızla evlenmek istemiş. Kral babası da izin vermiş. 40 gün 40 gece düğün yapmışlar. Onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir