Çoban Hasan Masalı

Bugün sizlere bir çobanın kuzu ile yaşadığı bir hikayeyi masal olarak anlatacağım ve bunu beğenerek okuyacağınıza inanıyorum. Bir çobanın başından ne geçebilir ki demeyin gelin masalımızı okuyun ve daha sonra başından geçen hikayeyi bir anlayın.

Vaktiyle, uzak diyarların birinde, buz gibi soğuk pınarların aktığı, yemyeşil çayırlarında binbir çeşit çiçeklerin açtığı bir köy varmış. Bahar geldiği zaman rengarenk kelebekler uçup binbir renkli çiçeklere konarmış. Hele bir de koskocaman ağaçlar varmış ki, boyları neredeyse göğe değecekmiş. Görenler hayran olur ibretle bakarmış. Soğuk pınarların aktığı bu uzak diyarda bir de Hasan adında küçük bir çoban varmış. Çoban Hasan, baba mesleği olan çobanlığı pek bir severmiş. Nasıl sevmesin ki, bir sürü koyunları, kuzuları ve de keçileri varmış. Çoban Hasan koyun sürüsünü önüne katar yemyeşil bozkırlara otarmaya götürürmüş.

Derken günlerden yine güneşli bir bahar günüymüş. Çoban Hasan, koyunlarından kıvırcık olanının yavrulayacağını öğrenmiş. O kadar mutlu olmuş, o kadar mutlu olmuş ki sevinçten koskocaman çayırlarda bir o yana bir bu yana koşup duruyormuş. Günler günleri aylar ayları kovalamış ve Çoban Hasanın kıvırcık koyunu sonunda yavrulamış. Mini minnacık küçücük bir kuzu dünyaya gelmiş, görenleri kendine hayran ediyormuş. Okumaya devam et Çoban Hasan Masalı