İnsan Sıcağı – Erdal Atabek

Bir doktorun yazarlığıyla hazırlanmış bir kitaptan bahsedeceğim sizlere, gerçek ve yazarın yaşamış olduğu bir hikayeyi anlatan insan sıcağı romanı gerçekten beğenilmese de bir kısım kişi tarafından okunmaya değer en azından vakit geçirmek için okunulabilecek bir kitap sayılabilir. Bir hapisane hikayesi de sayılabilecek bir roman aslında aksiyon dolu anılar ile süslenmiş. Fakat yazarın kendi hikayesi olduğu için ne kadar gözlemci olduğunu sizde şüphe ile düşünebilirsiniz tabii ki. Hapishanede geçen 3 yıl, 2 ay, 21 gün. Dr. Erdal Atabek’in çocuklarından ayrı, mesleğinden ayrı, dahası dış dünyadan ayrı geçirdiği 38 ay.

Kitapta anlatılanlar her ne kadar gerçek de olsa yazar kronolojik bir sıralamaya gerek duymamış. Zaten günlük tadında bir kitap da değil. Anı kitabı olmasına karşın “bugün şu oldu, akşam bu oldu..” gibi cümlelere rastlamıyorsunuz. Atabek daha çok dört duvar arasına hapsedilmiş bir insanın iç dünyasına yolculuk etmiş. Dışarıdaki insanın önemsemediği ayrıntıların, içerde ne denli hayati önem taşıyabileceğini göstermiş. İğnenin, ipliğin, havlunun, sabunun, bir kutu karper peynirin dostluğun göstergesi olabileceği hiç aklınıza gelir mi? Biz dışarda yaşayanların anlamasının güç olduğu kavramlar belkide bunlar. Okumaya devam et İnsan Sıcağı – Erdal Atabek