Kırk Kapının Ötesinden Gelen

Biraz uzun ama anlatmak istediği çok güzel bir hikaye sunuyorum sizlere gerçekten okumanız sizler için çok yararlı olacaktır. Sonuna kadar okuyup ne anlatmak istediğini anlayabilirseniz sizin için en güzel şeylerden bir tanesi belki de bu yazının içinde anlatılıyor.

Gelin, hiç kimsenin yaşamaktan mutlu olmayacağı bir hayata konuk olalım!.. Ne var ki o hayatlar, bizimle iç içe yaşarken kulaklarımız duymaz, gözlerimiz görmez olur bu olanları…

Bir İstanbul ki, her semtinde binlerce ev… Bir İstanbul ki, her semtinin gün ve gecelerinde milyonlarca hayat yaşar da birbirinden haberi olmaz.

Bakın, taa uzaklardan görünen bir apartman var. Her penceresinden ışıklar sızıyor. Her ışıktan süzülen bir silüet… Her silüette bir hayat… O hayatlarda yaşanan acılar, feryatlar, gözyaşları veya mutluluklar… Bu manzarayı, tüm İstanbul’a yayın. Milyonlarca ışıktan süzülen milyonlarca silüet, milyonlarca hayat… Bu perspektifi, tüm coğrafyaya yayarsanız, milyarlarca çatı altında veya çatısı olmayan dam altlarında yaşanan heyecan, hayal kırıklığı, hüzün, keder ve mutluluk nâraları atan sayısız insan manzaralarıyla karşılaşırsınız. Okumaya devam et Kırk Kapının Ötesinden Gelen