Yoksul Kunduracı

Yoksul KunduracıUzun zaman önce uzak ülkelerde yoksul bir adam ve karısı bir kulübede yaşarlarmış. Yaşlı adam yıkık dökük bir dükkanda ayakkabıcılık yaparak geçimlerini sağlıyormuş. Bir gün yoksul adam, zor kötek sattığı ayakkabının parasına deri almış. Pazarcının verdiği deri ancak bir ayakkabıya yetecek kadar büyükmüş. Deriyi dükkana bırakıp evine gitmiş.

Yoksul adam sabah uyanıp dükkana gelmiş. Hazırlayacağı ayakkabıyı kafasında kurarken dükkanın kapısını açmış ve masaya doğru yürümüş. Bir de ne görsün! Akşamdan ayakkabı yapmak için masanın üzerine bıraktığı derinin yerinde çok güzel bir çift ayakkabı durmaktaymış.

Ayakkabıcının şaşkınlıktan gözleri fal taşı gibi açılmış. Ayakkabılar o kadar güzelmiş ki ayakkabıcı hemen onları camın kenarına koyup müşteri beklemeye başlamış. Az sonra giyiminden kuşamından zengin olduğu belli olan bir müşteri kapıdan içeriye girmiş. Okumaya devam et Yoksul Kunduracı