Yoksul Oduncu

Yoksul OduncuZamanın birinde yoksul bir oduncu varmış, bilinmeyen küçük bir adada karısı ve 3 kızıyla birlikte yaşıyorlarmış. Bir gün yine işten gelirken karısına şöyle demiş; ” Birazdan öğle yemeğimi büyük kızla ormana gönder. Öğlene kadar işlerim anca biter. Kız yolu şaşırmasın diye bir torba darı taneleri alıp yollara saçacağım.” Güneş tam tepeye gelince kız bir tabak çorbayla yola çıkmış. Fakat ormanda yaşayan hayvanlar, darı tanelerini bitirmişler. Yedikleri için kız yolu bulamamış. Gün batıncaya, gece oluncaya kadar sağ ve esen dolaşıp durmuş. Gecenin karanlıkları içinde ağaçlar uğulduyor, baykuşlar ötüyormuş. Kızın içine bir korku girmeye başlamış. O sırada uzakta, ağaçların arasında parıldayan bir ışık görmüş. “Orada insanlar olsa gerek. Bunlar beni gece yanlarında misafir ederler” diye düşünmüş; ışığa doğru ilerlemiş. Çok geçmeden bir evin önüne varmış. Pencerelerinde ışık görünüyormuş. Kız kapıyı çalmış. İçeriden boğuk bir ses “gel” diye bağırmış. Okumaya devam et Yoksul Oduncu